20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü
20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü

“Her çocuğun ayrım gözetmeksizin yaşama, gelişme, kendisi ile ilgili süreçlere katılarak görüş bildirme ve üstün yararına uygun davranılmasını isteme hakkı vardır”
Bu temel ilkelerin belirleyici olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, 20 Kasım 1989’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilmiş, 27 Ocak 1995 tarihinde de Türkiye’de yürürlüğe girmiştir.
Sözleşmenin kabulüyle birlikte çocuğun haklarının korunması, Türkiye için bir yükümlülük haline gelmiştir. Kabulü sonrasında iç hukuk mevzuatında düzenlemeler yapılmış ve uluslararası alanda yer alan başka sözleşmelere de taraf olunmuştur. Buna rağmen çocuk haklarının korunması, Türkiye’de halen en önde gelen sorunlardan biridir. İç hukuktaki sözleşmeye tüm uyum çabalarına rağmen ne kadar çok yasal mevzuat çıkarılırsa çıkarılsın çocuklar zarar görmeye, hak ihlaline maruz kalmaya devam etmektedir.
Gelinen süreç göstermektedir ki sorun sadece yasal düzenlemelerle değil özel ve kamusal alanın tamamında çocuk önceliğini esas alan anlayışın varlığı ile giderilebilecektir. Kamu kaynaklarının öncelikle çocukların temel hak ve özgürlükleri için kullanılmasından başlayarak yasal mevzuatlardaki adli idari alt yapı eksikliklerinin bir an önce tamamlanması, toplumda çocuk hakları bilincinin geliştirilmesi gerekmektedir. Bunların eksikliği sorunun varlığı ve çözümün içselleştirilmediğini göstermektedir. Çocukların güvenceli bir biçimde çocuk olmaktan kaynaklı haklarını kullanabilmesi kolay ulaşılabilir, anlaşılabilir, uygulanabilir olmalıdır. Aksi takdirde; nasıl yasal düzenlemeler yapılırsa yapılsın sorun varlığını katlayarak büyütmeye devam edecektir.
Nüfus Hizmetleri Kanununda yapılan değişiklik ile ilçe müftülüklerine evlendirme yetkisi verilmesi, her ne kadar medeni kanundaki evlenme şartlarını değiştirmese de geleneksel anlayışla çocuk yaşta evliliklere ilişkin tartışmalara neden olmaktadır.
Ülkemizde Suça Sürüklenen Çocuklar ve çocuk tutukluluğu halen en önemli sorunlardan biridir. Çok fazla çocuk hakkında adli süreç işletilmekte, tutuklama kararı verilmektedir. Çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirler uygulanarak sorunun çözümü noktasında destek olunması veya önleyici tedbirler ile suç işlemelerinin önüne geçilmesi konusunda büyük eksiklikler bulunmaktadır.
Eğitim sistemindeki fırsat eşitsizliği sürekli değişen sınav sistemi, yeterli, ihtiyaca ve yeteneğe göre okul olanağından yoksunluk OHAL nedeniyle yapılan öğretmen ihraçları eğitimin her geçen gün gerilemesine eşit, bilimsel, gelişmiş ülke çocuklarına denk eğitimden mahrum kalınmasına neden olmaktadır.
Anayasa Mahkemesi kararı ertesinde Türk Ceza Kanunu’nda cinsel istismara ilişkin yasa değişikliği önerisi ve gerçekleşen tartışmalar çocuğun üstün yararına bakış açısını endişe verici boyutlara taşımış ve çok büyük bir hatanın kıyısından dönülmüştür ancak getirilen düzenlemede ihtiyaca cevap vermekten uzak sorunun çözümünü ortadan kaldırmayacak niteliktedir.
Her gün karşımıza çıkan mülteci çocuklar, çatışma bölgelerindeki çocuklar ailelerinin ve kendilerinin gördükleri muamelelerle geçtiğimiz yılların en fazla örselenen grupları içinde kabul edilmelidir. Bu çocukların birçoğunun kayıt dışı olması ucuz işgücü olarak çalıştırılmalarına, ihmal ve istismara maruz kalmalarına, eğitim haklarından mahrum kalmalarına, kendilerini ifade edemeyecekleri ülkelerde yok olmalarına sebep olmaktadır.
Engelli, çalışan, risk altında ihmal ve istismara maruz kalan çocuklar halen can yakıcı sorunlar olarak varlığını sürdürmektedir.
Kabulünün yirmi ikinci yılında çocuk hakları, öncelikle irdelenmesi ve daima geliştirilmesi gereken bir gündemdir. İnsanlığın geleceğini kuracak ve bu gelecekte yaşayacak çocukların her türlü istismardan uzak ve güvenli bir yaşam sürmesinde devletin kaçınılamaz ve ertelenemez önemli yükümlülükleri vardır. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, çocuklara karşı suç işlemek anlamına gelir.
Çocuklara en iyisini sunma borcuyla İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak şairin umudunu bizler de taşıyoruz.
Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Her biri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim,
Bir umudum sende,
Anlıyor musun?
Ahmet Arif
İSTANBUL BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ


