15. Baro Başkanları Toplantısı Ankara’Da Yapıldı
TBB tarafından düzenlenen 15. Baro Başkanları Toplantısı 09. Şubat. 2008 tarihinde Ankara’da yapıldı. 54 Baro Başkanının katıldığı toplantının açılış konuşması TBB Başkanı Av. Özdemir ÖZOK tarafından yapıldı. Av. ÖZOK, TBB tarafından gerçekleştirilen hizmetlerle ilgili bilgiler verdikten sonra, TBMM’de görüşülen Anayasa değişikliklerine değinerek, bu değişikliklerin laiklik ilkesini örselediğini söyledi. Siyasal İktidarın kuvvetler ayrılığı ilkesini özümseyememiş olmasından kaynaklanan sorunları olduğunu söyleyen Av. ÖZOK, yetkilerin Anayasal Kurumlar tarafından kullanılmasından habersiz bir tavır sergileyen hükümetin bu tutumu nedeniyle “demokratik” olamayacağını vurguladı.

TBB tarafından düzenlenen 15. Baro Başkanları Toplantısı 09. Şubat. 2008 tarihinde Ankara’da yapıldı. 54 Baro Başkanının katıldığı toplantının açılış konuşması TBB Başkanı Av. Özdemir ÖZOK tarafından yapıldı. Av. ÖZOK, TBB tarafından gerçekleştirilen hizmetlerle ilgili bilgiler verdikten sonra, TBMM’de görüşülen Anayasa değişikliklerine değinerek, bu değişikliklerin laiklik ilkesini örselediğini söyledi. Siyasal İktidarın kuvvetler ayrılığı ilkesini özümseyememiş olmasından kaynaklanan sorunları olduğunu söyleyen Av. ÖZOK, yetkilerin Anayasal Kurumlar tarafından kullanılmasından habersiz bir tavır sergileyen hükümetin bu tutumu nedeniyle “demokratik” olamayacağını vurguladı.
Toplantıda TBB Başkanının konuşmasını bitirmesini takiben, henüz basına kapalı oturuma geçilmeden, Kırşehir Barosu Başkanı ve Sivas Barosu Başkanı tarafından TBB Başkanının ifadelerinin kendilerini bağlamayacağı iddiası ile tartışma açıldı. İstanbul Baro Başkanı
Av. Kazım KOLCUOĞLU’nun önerisine katılan Baro Başkanlarının, böyle bir tartışmanın basına kapalı oturumda yapılabileceğini belirtmeleri üzerine, basın mensupları salondan çıktıktan sonra, görüşmelere başlandı.
Görüşmeler sırasında bir konuşma yapan İstanbul Barosu Başkanı Av. Kazım KOLCUOĞLU, Anayasa Değişiklikleri, Yargıtay Yasası ve Vakıflar Yasası değişiklikleri ile UYAP Sorunu, Avukatlara karşı girişilen saldırılar, PVSK’da yapılan değişiklikleri takiben yoğunlaşan önleme aramalarına değindi. Bu konularda İstanbul Barosu tarafından yapılan çalışmaları anlatan Av. KOLCUOĞLU, aynı konularda TBB’nin de Bakanlık nezdinde girişimlerde bulunmasını istedi.
Anayasa Değişikliklerinin, laiklik ilkesini zedeleyen bir yapı taşımakta olduğuna dikkat çeken Av. KOLCUOĞLU, bu değişikliklerin yürürlüğe girmesini takiben bir rejim bunalımı doğurabileceği endişesini dile getirerek, geride bırakılan hafta içinde İstanbul Barosunun yaptığı Basın Toplantısında ifade ettiği görüşleri yineledi.
Yargıtay Yasasında yapılmak istenen değişikliklerin son derece önemli sonuçları olacağını belirten Av. KOLCUOĞLU, iş yükünü daha da ağırlaştıracak bu değişikliklerin yürürlüğe girmesi halinde Yargıtay’daki bir dosyanın 3 yıldan önce dönemeyeceğini dile getirdi.
Vakıflar Yasasındaki değişikliğe de değinen İstanbul Barosu Başkanı, bu konudaki Baro görüşünün yazılı olarak dağıtıldığını bildirdi.
UYAP Sorununun, Avukatlar için ciddi bir noktaya ulaştığını, sorunun çözümü için yapılan çalışmaların yetersiz kaldığını, İstanbul’da UYAP uygulamasının devreye girmesinden sonra sistemin ciddi yetmezlikleri bulunduğunun anlaşıldığını belirterek, konunun teknik boyutu nedeniyle Bakanlık yetkilileri içinde bile çelişkili tavırlar geliştirildiğini belirten
Av. KOLCUOĞLU, buna müdahale edilmesini istedi.
Av. KOLCUOĞLU, Son günlerde Avukatlara yapılan saldırıların çoğaldığını, polisin avukata karşı tavrının sertleştiğini, yargıç ve savcıların arama kararlarında yasal mevzuata uygun olmayan kararlar ürettiğini belirterek, İstanbul’da çoğalan bu tavırlar için İçişleri Bakanlığı nezdinde Baromuz tarafından yapılan girişimlere destek talep etti.
PVSK’daki değişikliklerin özellikle önleme araması adı altında olumsuz etkilerini göstermeye başladığını söyleyen Av. KOLCUOĞLU, bu sistemdeki olumsuzluklardan avukatların da etkilendiklerini belirterek, vatandaşa olan etkilerinin düşünülmesini talep etti.
Daha sonra konuşan tüm Baro Başkanları da, siyasi ve hukuki konulardaki görüşlerini ilettiler.
Baro Başkanları toplantısı, katılan 54 Baronun 41’ini temsilen imzalanan bildirinin kamuoyuna açıklanması kararı ile son buldu.
Bildiri şöyle: “Baro Başkanları; cumhuriyet ve laiklik erdemlerini içselleştirmiş hukukçular olmanın kendilerine yüklediği sağduyulu davranış sorumluluğu ile TBMM’de kabul edilen Anayasa Değişikliklerinin yarattığı ortamı, yapay bir gündem olarak nitelemektedirler. Ülkemizin çözüm bekleyen ve her biri son derecede de yakıcı olan sorunları varken, toplumda derin bir ayrışmaya neden olan "türban gündemi" niteliği itibariyle yeni sorunlar yumağının bir başka eksendeki tartışma konusu olacaktır. Esasen yargı kararları ile çözümlenen bu olgunun bir Anayasa değişikliğinin konusunu oluşturması; sadece yukarıdaki sakıncaları içermekle kalmayacak, Anayasa tekniği açısından asla kabul edilmeyecek bir "kötü örnek" olarak hukuk tarihimizde yer alacaktır. Türbanla ilgili olarak, Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve AİHM tarafından verilen kararları içeriği itibariyle, laiklik ilkesini ciddi biçimde zedeleyecek bir girişim söz konusu iken şimdi kabul edilen Anayasa değişikliklerinin yeni bir kaos yaratacağı endişesi bir hukuki kaygı olarak vurgulanmaktadır. Değişiklikler, laik-demokratik düzene ilişkin duyarlılık taşıyan kesimlerin bu duyarlılıklarını paylaşmadığı gibi yeni kaygılara gebedir. Oysa Sayın Başbakan tarafından 22 Temmuz gecesi yapılan konuşmadaki mutabakat arayışına ilişkin ifadeler toplumda yeni umutların filizlenmesine neden olmuş ve bu doğrultuda sadakat beklenmişti. Baro Başkanları Yargıtay Yasasında yapılması düşünülen değişiklikleri de kaygı ile değerlendirmektedir. Bölge Adliye Mahkemelerinin kurulmasına ilişkin yasal düzenlemelerin yürürlüğe girmesi 2010 yılına kadar uzayabilecek bir süreci gereksindirmekte iken Yargıtay üyeliklerine atama yapılmaması ve giderek üyeliklerin eksiltilmesi, yargının kilitlenmesine neden olacak yeni bir aşamayı ifade edecektir. Hükümet bu tasarrufundan vazgeçmeli ve en kısa sürede iş yükü ile uyumlu bir Yargıtay ortamı yaratmanın önlemlerini almalıdır. Aksi takdirde yakın gelecekte hak ihlalleri, adli hatalar kaçınılmazdır. Bunun tek sorumlusu da hükümet olacaktır.” AKSARAY BAROSU AMASYA BAROSU ANKARA BAROSU ANTALYA BAROSU ARTVİN BAROSU AYDIN BAROSU BALIKESİR BAROSU BARTIN BAROSU BOLU BAROSU BURDUR BAROSU BURSA BAROSU ÇANAKKALE BAROSU ÇORUM BAROSU DENİZLİ BAROSU EDİRNE BAROSU ERZİNCAN BAROSU ESKİŞEHİR BAROSU GAZİANTEP BAROSU HATAY BAROSU ISPARTA BAROSU İSTANBUL BAROSU İZMİR BAROSU KARS BAROSU KASTAMONU BAROSU KIRKLARELİ BAROSU KIRIKKALE BAROSU KOCAELİ BAROSU MANİSA BAROSU MERSİN BAROSU MUĞLA BAROSU NİĞDE BAROSU ORDU BAROSU OSMANİYE BAROSU SAMSUN BAROSU SİNOP BAROSU TEKİRDAĞ BAROSU TUNCELİ BAROSU YALOVA BAROSU YOZGAT BAROSU VAN BAROSU ZONGULDAK BAROSU
Şimdi gelinen bu son noktada sağduyulu bir hukukçu kimliğinin taşımak zorunda olduğu sorumluluk içinde Baro Başkanları olarak bir rejim bunalımı olasılığına dikkat çekmeyi ve sorunun çözümünün demokraside aranması ve mutlaka orada bulunması gereğine işaret etmeyi zorunlu görüyoruz. Böyle ortamlarda darbe özlemcilerine asla fırsat verilmemesi gereğini demokrasiye ve cumhuriyete âşık Türk Avukatları olarak ifade etmeyi de hukukçu kimliğimizin doğal bir sonucu olarak nitelendiriyoruz.


