İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

11 Ekim Dünya Kız Çocuklar Günü Basın Bildirisi

Türkiye, Kanada ve Peru tarafından hazırlanan karar tasarısının

11 Ekim Dünya Kız Çocuklar Günü Basın Bildirisi

Türkiye, Kanada ve Peru tarafından hazırlanan karar tasarısının bütün ülkelerin onayıyla kabul edilmesi üzerine Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 2012 yılından itibaren 11 Ekim ''Dünya Kız Çocukları Günü'' olarak kabul edilmiştir.

Bu kapsamda kız çocuklarına yönelik, cinsiyetçi bakış açısını ortadan kaldıracak, kız çocuklarına yönelik istismarı ve ayrımcılığı engelleyecek uygulamaların ivedilikle benimsenmesi için kararlı devlet politikaları uygulanması öngörülmüştür.

Kız çocuklarına yönelik istismar ve ayrımcılıkla mücadelede en önemli unsur ise kız çocuklarının eğitim faaliyetlerine ulaşmada fırsat eşitliğinin sağlanmasının yanı sıra okul öncesi dönemden başlayan ve tüm eğitim sürecine yayılan toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi olacaktır.

Eğitim sisteminde cinsiyetçi uygulamalar yer alırken toplumsal cinsiyet eğitimin müfredata girmesi nasıl mümkün olacaktır?

Kaldı ki; 1 Agustos 2014 de yürürlüğe giren “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi” nin (ki İstanbul Sözleşmesi adıyla anılmaktadır) ilk imzacılarından olan ülkemiz “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair 6284 Sayılı Kanun” unda da bu sözleşmeyi esas almıştır. Sözleşme hükümleri gereğide yükümü olduğu gibi bu kanunda  “ İlkögretim ve ortaöğretim müfredatına, kadının insan hakları ve kadın erkek eşitliği konusunda eğitime yönelik dersler konulur” hükmü yer vermiştir.

 Bu hüküm uygulanmadığı gibi Türkiye’nin uluslararası alanda kabul ettiği, sözünü verdiği politikaların tam tersi istikamette toplumsal cinsiyet eşitsizliğini körükleyici, kız çocuklarına yönelik ayrımcılığı görünür kılan cinsiyetçi uygulamalar,  yeni iç mevzuat düzenlemeleri yapıldığını görmekteyiz.

Oysa kız çocuklarına karşı toplumsal cinsiyet ayrımcılığını ancak çağdaş, akla ve bilime dayalı, toplumsal cinsiyet eşitliğini özümsemiş bir eğitim sistemini yerleştirmek sağlayacaktır. Örf,  adet, gelenek ve dini değerleri referans alarak ve hatta bunu kız çocuklarının özgürlüğü adı altında sunularak, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini körleştirici uygulamalar şiddet ve ayrımcılığı önlemeye yönelik tüm uluslararası sözleşmelere ve Anayasamıza aykırıdır ki; örf, adet, gelenek ve dini değerleri referans alan uygulamalar, düzenlemeler, şiddeti önlemeye yönelik son imzalanan İstanbul sözleşmesinde de  kesin olarak yasaklamaktadır.

Kız çocuklarına ayrımcılığı, istismarı önlemek için dini referanslarla cinsiyet ayrımcılığının nesneleri haline gelmelerini asla kabul etmeyeceğimizi bildiririz.Ülke olarak sözde değil özde kız çocuklarına ayrımcılığı, istismarı önlemek istiyor isek: cinsiyet ayrımcılığı yapmadan, ikinci sınıf cins yerine koymadan, eşit şekilde kız çocukların eğitimi, okula devamları, istihdama katılımları, sürdürülebilir kalkınmanın etkin bireyleri haline gelmeleri daima önceliğimiz olmalıdır.

     İSTANBUL BAROSU KADIN HAKLARI MERKEZİ

Kategori:Haberler
11 Ekim Dünya Kız Çocuklar Günü Basın Bildirisi | İstanbul Barosu