İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
Atatürk“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

10 NİSAN LAİKLİK GÜNÜ “LAİK CUMHURİYET” GEREKLERİ

10 NİSAN LAİKLİK GÜNÜ “LAİK CUMHURİYET” GEREKLERİ

İstanbul Barosu, 10 Nisan Laiklik Günü'nde; yasama, yürütme ve yargı organları başta olmak üzere tüm kurum ve kuruluşları, Anayasa ile güvence altına alınan "Laik Cumhuriyet" ilke ve değerlerine uymaya, insan haklarına dayalı demokratik düzenin gereklerini eksiksiz yerine getirmeye davet etti.

İnsan haklarına dayanan laik ve demokratik cumhuriyet” anayasal normu, Yasama, Yürütme ve Yargı başta olmak üzere, bütün kamu kurumları ve yurttaşlar için bağlayıcıdır.

Laik cumhuriyet, Anayasa’nın emredici ve yasaklayıcı  hükümleri ile güvencelenmiştir:

        Hak ve hürriyetlerin sınırlanması, laik cumhuriyet gereklerine aykırı olamaz (md. 13).

        Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, laik cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz (md. 14).

Din ve vicdan hürriyeti (md. 24), laik Cumhuriyet’in mutlak güvencesi altındadır:

        Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.

        Kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.

Eğitim ve öğrenim hakkı, laiklik gerekleri ile güvencelenmiştir (md. 42):

        Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.

        Eğitim ve öğretim hürriyeti, anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.

Laiklik andı, TBMM üyeleri ve bakanlar için bağlayıcıdır (md. 81): “demokratik ve laik cumhuriyete bağlı kalacağıma; (…) anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine and içerim.”

Laiklik andı, Cumhurbaşkanı için de bağlayıcıdır (md.103): “…laik cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma (…) namusum ve şerefim üzerine and içerim.”

Diyanet İşleri Başkanlığı da, görevlerini “laiklik ilkesi doğrultusunda” yerine getirir (md. 136).

Kamuoyunda yoğun tartışmalara ve haklı itirazlara yol açan okullarda ÇEDES vb uygulamalar,  “demokratik ve laik anayasal düzen”e açıkça aykırıdır.

Türkiye Cumhuriyeti, “Türkiye Devletinin dini, din-i İslamdır” hükmünün (md. 2) Anayasa’dan çıkarılması ile, 10 Nisan 1928’de dünyevi bir devlet özelliği kazandı. Aynı madde, “Türkiye Devleti Cumhuriyetçi, Halkçı, Devletçi, Laik ve İnkılapçıdır” şeklinde yazılarak (5 Şubat 1937) laiklik anayasalaştı.

Hukukun üstünlüğünü savunma ve insan haklarını koruma görevi ile  İstanbul Barosu,  yasama, yürütme ve yargı organlarını, bütün bakanlıkları ve kurumları, “laik cumhuriyet”  norm, ilke ve değerlerine saygı göstermeye, uymaya ve temel gereklerini yerine getirmeye davet eder.

Kategori:Haberler
10 NİSAN LAİKLİK GÜNÜ “LAİK CUMHURİYET” GEREKLERİ | İstanbul Barosu