1 Mayıs Emekçi Bayramının ve 1977 yılı kutlamalarında yaşanan katliamın kınanması ve bu katliamda hayatını kaybedenleri anmak için, çeşitli sendika ve sivil toplum kuruluşlarının Taksim Meydanı’ndaki girişiminin, İstanbul Valiliğince, sert biçimde bastırılması ve halkımızın bunun sonucunda yaşadığı büyük mağduriyeti, hukuk devleti adına bir talihsizlik olarak değerlendiriyoruz.
Dünyanın birçok yerinde resmi bayram olarak kutlanan emekçi bayramının, ülkemizde hala şiddet görüntüleriyle anılması, demokratik yapımızla da çelişen bir durumdur. Önceden izin alınmadan toplantı ve gösteri yapma hakkı, Anayasa’mızca güvence altına alınmıştır. Şiddet içermeyen yürüyüş ve gösterilere, valilik talimatıyla yapılan coplu, biber gazlı müdahale, bu önemli günü şiddete bürümüştür. Genç, yaşlı birçok insan sağlık sorunu yaşamıştır.
İstanbul gibi bir büyük kentte, önceden haber verilmeksizin toplu taşım araçlarının çalıştırılmaması, belirli bölgelerde yolcu indirilmesine izin verilmemesi ve önlem adına, aralarında baromuz avukatlarının da bulunduğu yüzlerce kişinin gözaltına alınması, sıkıyönetim dönemlerini aratmamıştır.
1 Mayıs Dünya Emekçi Bayramı’nın resmi tatil ilan edilmemesinin sıkıntıları bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. Halkımıza yapılan bu işkencenin sorumlularını kınıyor, güvenlik gerekçesiyle gözaltına alınanların bir an önce serbest bırakılması gerektiğini ilgililere ve kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.