Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 15.03.2018 08:51
  • Haber Giriş : 12.03.2018 17:29
  • Etkinlik : 10.03.2018

Kadına Yönelik Şiddetin Uluslarararası Boyutları

8 Mart Dünya Çalışan Kadınlar Günü dolayısıyla İstanbul Kadın Kuruluşları Birliğinin etkinlikleri çerçevesinde İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi ve Kadın Araştırmaları Derneğince düzenlenen ‘Kadına Yönelik Şiddetin Uluslararası Boyutları’ konulu toplantı, 10 Mart 2018 Cumartesi günü saat 14.00’da Baromuz Konferans Salonunda yapıldı.

Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Hale Akgün’ün sunumunu yaptığı toplantının açılış konuşmasını yapan İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, kadın haklarının batı düzeyine getirilmesinin Türkiye’deki çağdaşlık için birincil koşul olduğunu, bu sorunu halletmeden demokrasi sorununun, çağdaşlık sorununun hak edilemeyeceğine yürekten inandığını söyledi.

Kadına karşı şiddet konusunda erkek duyarlılığının da bu anlayışa ortak olması gerektiğinin altını çizen Durakoğlu,  Kadın haklarının bir insan hakları sorunu olmasıyla erkeklerin de bu temel sorunun aşılmasında kadınların taleplerini karşılamakla ödevli olması gerektiğini bildirdi.

Mehmet Durakoğlu şöyle devam etti: “8 Martta Taksim’de belki de son yılların en görkemli yürüyüşlerinden biri gerçekleştirilirken, orada o kadar da erkek olabilseydi sanıyorum daha anlamlı bir şeyi başarmış olacaktık. Ama en azından eylemlerin kadınlar tarafından gerçekleştirilmiş olmasına rağmen, hiç değilse düşünsel bakımdan erkeklerin bu anlamda kendi içlerinde bir bütünlüğü oluşturabilmiş olmaları da çok önemlidir. Bizim de erkekler olarak özellikle belli bir eğitim seviyesinin üstünde olsun ya da olmasın birbirimizle yapacağımız sohbetlerde dahi bu konunun önemini birbirimize anlatmanın, belki de bu konuda bazı mesafelerin alınmasına özen göstermemizin geleceğimize yönelik çok ciddi sonuçları olacaktır diye düşünüyorum. Ben kişisele olarak kadın haklarının batı düzeyine getirilmesinin Türkiye’deki çağdaşlık için birincil koşul olduğunu, bu sorunu halletmeden demokrasi sorununun, çağdaşlık sorununun hak edilemeyeceğine yürekten inanıyorum O nedenle bu sorun hepimiz için çok temel bir sorun. Bence bu sorun sadece kadının sorunu değildir.”

Kadın kuruluşlarının, özellikle İstanbul Kadın Kuruluşları Birliğinin bu alandaki çalışmalarının çok ciddi etkiler ortaya koyduğunu belirten Durakoğlu, “Gelinen nokta itibariyle de kadın hakları konusunda önemli bir mesafeyi elde etik. Şimdi ona aynı bilinç düzeyinin erkeklerde de yaratılması yönündeki çalışmayı eklememiz gerekiyor. Bu önümüzdeki dönemin stratejisi olabilmeli ve bizler de bu hakların mücadelesini yapan aktif kuruluşlar olmalıyız” dedi.

Açılış konuşmasından sonra Kadın Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Necla Arat, konferansın konuşmacısı CHP İstanbul Milletvekili, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Genel Raportörü Gülsün Bilgehan’ı tanıtan kısa bir konuşma yaptı.

Konuşmasına Lozan’la başlayan Gülsün Bilgehan, Lozan’da en önemli konuların başında kapitülasyonların geldiğini, Lozan Barış Görüşmeleri Türk Heyetinin Başkanı İsmet Paşa’nın anılarında, ekonomik kapitülasyonlardan ziyade adli kapitülasyonlar konusunda çok zorlandıklarını belirttiğini söyledi.

Osmanlı İmparatorluğunun son zamanlarında adaletin de yabancılara bırakıldığını ve imparatorluğun bağımsız bir yargısı bulunmadığını, adli kapitülasyonlar kaldırılırsa Türkiye’nin bağımsız bir yargı oluşturabileceğine de yabancıların inanmadıklarını belirten Bilgehan,  “Bir ülkenin devlet olabilmesi için yargı sistemi çok önemli. Her sorunun çözümü aslında tarafsız, çağdaş bir yargı sisteminin çalışmasıyla mümkündür. Bu sistem iyi işlemiyorsa hiçbir sorunu çözmemiz mümkün değil” dedi.

En ileri saydığımız ülkelerde bile kadınların haklarına tam sahip olmadıklarını hatırlatan Gülsün Bilgehan, şöyle konuştu: “Türkiye’de de toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya çalışıyoruz, ancak geldiğimiz noktaya baktığımızda hep geri gidişlerle karşılaşıyoruz. Kadınların parlamentoda temsil oranı bunun en açık delili. Türk kadını seçme ve seçilme hakkını 1934’de aldığında parlamentodaki kadın sayısıyla dünyada ikinci sırada, şimdi 118. Bir Afrika ülkesi olan Ruanda’da parlamentodaki kadın sayısı %50’nin üzerinde”.

Kadınlara yönelik şiddetin bu kadar artmasının nedenini Türkiye’de garip bir şekilde çalışma hayatına katılan kadınların sayısının düşmesine bağlayan Bilgehan, “Bu çok vahim ve geriye gidişin en önemli göstergesi. Bir kadın ekonomik olarak bağımsız değilse, hiçbir şey yapamaz. 25 yıl önce kadınların çalışma hayatına katılımı %34 idi, bugün %30 bile değil” dedi.

Kadına şiddetin batı ülkelerinde de arttığının altını çizen Gülsün Bilgehan, kadına şiddetin Avrupa ülkelerindeki durumuna ilişkin istatistikî bilgiler verdi.  Bilgehan, İstanbul Sözleşmesini de detaylarıyla anlattı.

Gülsün Bilgehan konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Zaman içinde pek çok şey değişiyor, ama değişmeyen bir şey var: Kadınların kaderi. Ne yapılırsa yapılsın bu konuda mesafe almak pek mümkün olmuyor. Önemli olan şey, bu geriye gidişe karşı her zaman direnen cesur kadınlar var. 8 Mart’ta Taksimi dolduran kadınlar. Türkiye deyince yabancının aklına iki şey geliyor, ifade özgürlüğü ve kadın hakları. Bence Türkiye’nin en büyük kazancı, cumhuriyetin temellerinin atılmasından itibaren Atatürk devrimlerini benimsemiş, kendi ailelerinde uygulamış, her şeye rağmen mücadele eden kadınlarımızın bulunması.”

Sunumun tamamlanmasından sonra soru cevap bölümüne geçildi.

Konferansın sonunda İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, konferansın konuşmacısı Gülsün Bilgehan’la toplantının yöneticisi Kadın Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Necla Arat’a birer Teşekkür Belgesi sundu. 

YAZDIR
Yükleniyor...