Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 12.03.2018 17:29
  • Haber Giriş : 28.02.2018 14:18
  • Etkinlik : 24.02.2018

Avukatlar Ankara’daydı…

Türkiye Barolar Birliğinin ünvanından “Türkiye” ibaresinin çıkarılmasıyla başlayan ve giderek Baroların parçalanması süreçlerini ifade eden hazırlıkları protesto etmek amacıyla meslektaşlarımız 24 Şubat’ta Ankara’da toplandı.
Ankara’daki etkinlikler, saat 11.00’de Anıtkabir’e çelenk konulması ile başlandı.

Ulu Önder'in mozolesine çelenk bıraktıktan sonra saygı duruşunda bulundu.

Feyzioğlu, Anıtkabir Şeref Defteri'ne şunları yazdı:

Aziz Atatürk,

Türkiye'nin her yerinde binlerce meslektaşımızla ve halkımızla bütünleşerek yapacağımız bugünkü "Söz Savunmanın" toplantısı öncesinde, yetkili kurullarımız, baro başkanlarımız ve meslektaşlarımızla birlikte huzurundayız.

Hep birlikte diyoruz ki;

Barolar ve Türkiye Barolar Birliği, Türkiye'dir.

Baroların birliği, Türkiye'nin birliğidir.

Dört bir yanımızı sarmış ateş çemberinden ve ülkemizin üzerine kurulan tüm senaryolardan çıkış yolu, milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirmektir.

Milli birlik, hukukun üstünlüğü paydasında her vatandaşımızın kucaklaşmasıyla sağlanabilir. Hukukun üstünlüğü için; bağımsız, tarafsız, güvenilir bir yargı zorunludur. Güvenilir bir yargının olmazsa olmaz şartı, avukatların bağımsızlığıdır. Avukatların bağımsızlığı ise, bağımsız ve güçlü baroların varlığına bağlıdır.

Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesi, barolar ve Türkiye Barolar Birliği halkın avukatıdır.

Biz, Cumhuriyet devriminin yılmaz savunucusu olan avukatlar hep birlikte başaracağız. Çünkü davamızda haklıyız.

Anıtkabir’deki törenden sonra, etkinliğin yapıldığı Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonuna geçen avukatlar, burada ülkemizin bütün kentlerinden gelen meslektaşlarıyla buluştu.

8000 avukatın büyük bir coşkuyla katıldığı ve “Türkiye Barolar Birliği ve Barolar Türkiye’dir” sloganı ile bütünleşen toplantı, TBB Başkanı Feyzioğlu’nun konuşması ile açıldı.

(Av.Feyzioğlu’nun konuşması için tıklayınız)

Bu konuşmadan sonra, 2000’den fazla avukatın imzasını taşıyan bir metin Trabzon Baro Başkanı Sibel Suiçmez tarafından okundu.

İstanbul Baro Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu da toplantıda bir konuşma yaptı.

 

Sözlerine “Biz Avukatız” diye başlayan Durakoğlu;


“Eşitlik ve özgürlük gibi değerlerden türeyen insan hakları kavramının bir “ahlaki talep”  olduğunu içselleştirmiş bir mesleğin mensupları olarak, bu taleplerden asla vazgeçmeyiz. Bizce siyasal iktidarın demokratik meşruiyeti, hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasının gerekçesindeki güç değildir. Hak ve özgürlükler, çoğunluk ideolojilerinin tartışmalı değerlerine feda edilemez.
Siz ister özel yetkiler atfedin mahkemelerinize, ister yönetimlerin sıkı mahkemelerinde yargılamalar yapın, ister OHAL olsun ister KHK, biz yasalarla kurulmuş olsa bile, bu kararların toplum vicdanında “haklı” olmadığını biliriz. Biliriz ve söyleriz.
Biz Avukatız.

Mesleğimize ilişkin biriktirdiğimiz bütün duyarlılıklarımız, kaynağında savunma hakkını ve halkın
hak arama özgürlüğünü barındırır. Teslim olursak, adaleti teslim ettiğimizi biliriz biz... Tarih boyunca ilmeğe doğru uzanan her boyun bizimki olsa da teslim olmayız.

Romalıların kölelerinden bile esirgemedikleri savunma hakkının kutsallığına yüklediğimiz anlam, toplumsal adaleti temsil ederken verdiğimiz savaşımın kaynağındaki öyküyü oluşturur. Irk, din,
dil, cins, renk ayrımı bizim meşguliyet alanımız değildir. Hak ihlalleriyle karşılaşanların kimlik ve düşüncesine bakmaksızın yanında yer alırız biz...

Adalete ulaşmaktaki en temel aygıtın savunma olduğu gerçeği, bütün birikimlerimizin beslendiği
temel kaynaktır. Biz, savunmanın ihmal edildiği, görmezden gelindiği, şekli unsura dönüştüğü bir
yargılamayı “adiI”  sayamayız. Biz adaletin - ayrımsız biçimde - herkes için gerekli olduğuna inanırız. Savunmamızın, “hiçbir kısıtlamaya tâbi olmaksızın” yapılabilmesine dair duyarlılıklarımız, sadece tecellisine çalıştığımız adalet içindir.

Biz avukatız.

İktidar erkinde ifadesini bulan güç, giderek olağanüstü gelişen bir cesamete erişirse, başka deyişle
kendisini yargı denetiminin dışında tutarsa, sadece kuvvetler ayrılığının işlevini yitirmekle
kalmayacağını, büsbütün adaletin yitip gideceğini biliriz biz...
Yargı denetiminden kurtulup, sınırsız bir erk alanı açarken beslenen canavarın, onu besleyenlere
yöneldiğini tarih boyunca çok yaşadık biz...

Evet biz avukatız.
Bir gün herkese gerekiriz biz...

Yargıyı kuşatıp, esir alsanız da bizi teslim alamazsınız. Darbelerden, darbelerin sıkıyönetim mahkemelerinden, DGM’lerden, ÖYM’lerden, OHAL’lerden aldığımız derslerin birikiminde oluşan gücümüzle hiç biat etmedik biz... 12 Martın 12 Eylülün işkencelerinde bile hiç bükülmedi bu levha...

Yargıyı siyaset stratejilerinin taktik alanları olarak kullananların, tarihte aldıkları yeri hep biz tayin
ettik... Toplumsal adaletin temsilcileri olarak taşıdığımız terazi, haklılığımıza olan inancımızı hiç
hafife almadı. Biz bütün adalet mücadelelerinin onurlu savaşçıları olduk... Avukatız biz…

Yargıyı siyaset eliyle susturup, savunmayı polis eliyle kriminalize ederek kamuoyu desteği sağladığınızı düşünseniz bile susmayacağız biz..

Siyasetçinin bunca hukuk konuştuğu bir yerde, hukukçuların siyaset konuşmasından rahatsız olduğunuzu biliyoruz. Ama hukuk siyasettir. Siyaset hukuktur.  Siyaset konuşmamak, boyun eğmektir, ram etmektir, rıza göstermektir olup bitene… Biz konuşuruz…
Sesteki nefes biziz… Avukatlardır sesteki nefes… Avukatların sesi kesilirse yurttaşların da nefesi kesilir. Kesmeyiz biz… Biz avukatız.

Dün FETÖ  stratejik odaklara sızarken de bir tek biz müdahale ettik… Biz mücadele ettik sadece… Kötü mü oldu? Üstelik davalar açıp, yargıladınız bizi…

Biz önledik işkenceyi biz… 20 yıl öncesine göre şimdi daha az işkence ve kötü muamele konuşuluyorsa bizim sayemizde oldu herşey… Polis daha şefkatli oldu diye değil… Hakim daha duyarlı davrandı diye değil… Savcı şimdi daha dikkatli diye değil… Bizim sayemizde oldu herşey… Gece yarıları sorgulara biz gittik… Biz avukatız.

Bizi parçalarsanız, halkı parçalarsınız. Çocuk istismarlarında biz varız. Kadın cinayetlerinde, kimseyi bulamazsınız bizi parçalarsanız… Çevre katliamlarının sahipleri hiç de rahatsızlık duymazlar bizi parçalarsanız. Bizi parçalarsanız hak ihlallerine ses çıkaracak kimse olmaz. Ama biz olacağız,olmaya devam edeceğiz. Biz avukatız.

Size bir rahatsızlık veriyor olabiliriz. Biz aydınlanma devriminin avukatlarıyız. Başka değerlerin değil… Biz laik, demokratik, sosyal hukuk devletinin  Atatürk Devrimlerinden neşet ettiğini biliriz.. Biz onun avukatlığını yaparız. Biliriz ve söyleriz. Biz avukatız.”

Dedi..

Daha sonra yapılan konuşmaların ardından toplantı sona erdi.
 

YAZDIR
Yükleniyor...