Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 16.01.2018 17:16
  • Haber Giriş : 12.01.2018 15:02
  • Etkinlik : 09.01.2018

Yeni Binayı Yaşayan Bir Yapı Olarak Tasarladık

İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, 09 Ocak 2018 Salı günü, Kanal T Televizyonunda katıldığı Hikmet Ömeroğlu’nun sunduğu HUKUKİ BAKIŞ programında baro çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundu. ikmet Ömeroğlu’nun sunduğu HUKUKİ BAKIŞ

25 Aralık’tan bu yana İstanbul Barosunun yeni binasında hizmet vermeye başladığını belirten Durakoğlu, İstanbul Barosu Yardımlaşma Sandığına ait eski binanın deprem riski taşıdığı için yıkılıp yeniden yapılmasının kararlaştırıldığını, projeler aşamasında çok zaman harcadıklarını, ortaya eskilerin deyimiyle ‘mehabetli’ bir eser çıkması için arayış içinde olduklarını söyledi.

Sonuç itibariyle binanın mülkünün Yardımlaşma Sandığından İstanbul Barosuna geçtiğini ve girişte kafe-kütüphane olarak işletilecek yerin de Sandığa tahsis edildiğini ifade eden Durakoğlu şöyle konuştu: “Bu binada, binayı satın alanlardan başlamak üzere hemen hemen bütün yönetimlerin katkısı var. Biz sadece gerçekleştirenler konumundayız. Böyle bir binanın bizim dönemimizde yapılması ve hizmete sokulması son derecede kıvanç verici bir şey ama geçmişte buna katkı verenleri de asla unutmamamız gerekiyor. Örneğin ben Ümit Kocasakal’ın ‘yıkacağız bu binayı’ deyişini hatırlıyorum. Bunu söyleyebilmek bir cesaret işidir. Daha önceki yönetimlerde de çok konuşmuştuk ama o cesareti gösterebilmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Bir anda kendimizi böyle bir yükün altında bulduk”.

 Bu binanın yaşayan bir bina olarak tasarlandığını hatırlatan Mehmet Durakoğlu şu bilgiyi verdi: “Balkonu, locaları bulunan çok güzel bir konferans salonumuz var. Baromuzun bulunduğu yer olan Beyoğlu sanat etkinliklerinin en yoğun olarak yaşandığı bir yer. Akşam saat altıda ışıkları söndürdüğünüzde her şeyin sona erdiği bir bina olması yerine, geceyi kütüphanesiyle, kafesiyle, sanat etkinliğiyle tamamlamayı düşündük. Klasik müzik konserleri, tiyatro gösterileriyle binayı da yaşatmış olacağız. Sadece yargı dünyasına değil sanat dünyasına da hitap etmiş olacağız”. 

Durakoğlu, konuşmasının bundan sonraki aşamalarında hızla artan stajyer avukat sayısı ve Staj Eğitim Merkezinin ağır yükü, meslek içi eğitim, bilişim teknolojileri ile avukata ulaşma çabaları, servis hizmetleri, istinafta oluşturulan baro hizmetleri, Adli Yardım ve Zorunlu Müdafilik hizmetlerinin ulaştığı boyut, huzurevi inşaatı ve sosyal tesisler konusunda ayrıntılı açıklamalar yaptı.

İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu konuşmasının son bölümünde toplumsal bir mesaj verdi. Durakoğlu’nun mesajı şöyle: “Bazı konuların siyasetle ilgisi yok. Örneğin yargı bağımsızlığı söz konusu olduğunda bu ülkenin insanları el ele vererek, kol kola girerek ve omuz omuza bu sorunları halletmeliyiz. Toplumumuzun da, bu yargı bağımsızlığı hâkimin, savcının, avukatın sorunu değil, benim de sorunum diyebilmesi gerekiyor. Çünkü gerçekten yargı bağımsızlığı onurlu yaşamak demek, yargı bağımsızlığı hukuk güvenliği demek, yani alnı ak, başı dik bir insanın alnı ak, başı dik dolaşabilmesi demek, sabah saat altıda kapı çalındığında gelenin sütçü olması demek. Bütün bunları sağlayacak olan şeylerin siyasetle ilgisi yok. Bu onurlu yaşamakla ilgili bir şey… Ciddi bir eksiğimiz toplumun adalet talebinin olmaması, toplumun da bu talepte bulunması gerekiyor. Brecht’in dediği gibi, ‘ekmek kadar, su kadar gerekli adalet’. Bizim toplum olarak siyasal iktidara talip olan partilerden adalet istememiz lazım. Bunun da siyasetle ilgisi yok. Bu kadar politize olmanın gereği yok”.

 

YAZDIR
Yükleniyor...