Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 29.12.2017 00:19
  • Haber Giriş : 29.12.2017 17:16
  • Etkinlik : 29.12.2017

Temel Eğitim Ve Yüksek Öğretimde 2017 Karanlık Bir Yıl Oldu

Aralarında İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği, Atatürkçü Düşünce Derneği ve TÜMÖD İstanbul Şubesinin bulunduğu bazı sivil toplum kuruluşları, Laik eğitim sisteminden giderek uzaklaşan, eğitim ve yüksek öğretim sisteminde yaşanan sorunlara dikkat çekmek ve bir çağrıda bulunmak amacıyla 28 Aralık 2017 Perşembe günü saat 11.00’da İstanbul Barosu Kültür Merkezi Konferans Salonunda basın toplantısı düzenledi.

Basın açıklamasından önce açılış konuşması yapan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın Hakları Merkezi Koordinatörü Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, eğitim sisteminin yap-boz tahtasına dönüştürüldüğünü ve her geçen gün laik eğitim sisteminden uzaklaşıldığını söyledi.

Eğitimde çağdaşlıktan ve bilimsellikten uzak, ranta dayalı uygulamaların devam etiğini belirten Tuskan, özellikle kız çocuklarını erken yaşta evlendirmek için okullardan alındığını, kız ve erkek öğrenciler açısından eğitimde eşitlikten uzaklaşıldığını ve toplumsal cinsiyet eşitliğine darbe vurulduğunu bildirdi. 

“Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği 2017” raporunda kadınların sağlığa ve eğitime erişim, siyasete ve istihdama katılım açısından 144 ülke arasında 131. Sırada yer aldığına dikkat çeken Aydeniz Tuskan, “Sorunların çözümünde anahtar, temel eğitimde ‘öğretim Birliği’ yasasına yeniden dönüştür” dedi.

Diğer sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin konuşmalarından sonra basın açıklaması okundu. Açıklama şöyle:

Değerli Basın Mensupları

Eğitim ve Yükseköğretim alanında 2017 yılında yapılan uygulamalar, siyasi iktidar tarafından “demokrasi, ileriye taşıma, dünya ülkeleri içinde ilk sıralara çıkma ve benzeri” söylemlerle yazılı ve görsel yandaş basın manşetleri aracılığı ile kamuoyuna sunulmaktadır. Gerçekleri yansıtmayan bu bilgilere ilgili kurumların web sayfalarında da yer verilerek halkımız yanıltılmaktadır.

Bugün üniversitelerimiz ve Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki uygulamaların gerçek yüzünü kamuoyuna aktarabilmek için sizlerle bir araya geldik. Katılımınız için teşekkür ediyoruz.

Değerli arkadaşlar,

Hükümet YÖK’ü devretme işlemine başlamıştır. “Üretim Reform Paketi” içine yerleştirilen ve 6 Aralık 2017 tarihinde yayınlanan yönetmelik ile bundan böyle üniversite öğretim programları, kontenjanlar, yeni açılacak bölümlere karar verilmesi gibi akademik konular bakanlıklar ve TOBB tarafından oluşturulan kurullar tarafından yürütülecektir. YÖK Başkanlığı’nın “Sessiz Devrim” ve “Üniversiteli İşsizlere Fren” açıklamalarından üniversitelerimizin siyasallaştırılacağı, bilimden tamamen uzaklaştırılacağı ve rant odaklı uygulamaların yapılacağı anlaşılmaktadır. “Eğitim vakıfları” adı altında çalışan tarikat ve cemaatler eliyle üniversitelerimizin medreseleştirilmesi yolunda çok daha vahim uygulamaların gündeme geleceği görülmektedir. Şu anda bile Batman Üniversitesi’nde peçe ile derslere giren öğrenciler vardır. Atatürk ve Cumhuriyet devrimlerinin yok sayıldığı, ümmetçi, mezhepçi yaklaşımlar ulusumuzu parçalar, ulusal bütünlüğü zayıflatır.

Üniversitelerimizde akademisyenlerin başta kadro sorunları olmak üzere, özlük haklarındaki mağduriyetler ciddi boyuttadır. Doçentlik sınavlarındaki jüri oluşturulması, mülakat sınavları, teorik ve laboratuar ders görevlendirilmeleri akademik alana göre olmayıp, yandaşlık esaslarına göre yürütülmektedir. Çalıntı ALES soruları ile 20.000 akademisyenin Üniversite kadrolarına yerleştirildiği açığa çıkmıştır. 01 Ocak 2018 den itibaren doktora ve sanatta yeterlilik eğitimlerini bitirenlerin Yrd. Doç. atamalarında % 20 barajı getirilmiştir. Atama ölçütlerini her üniversitenin senatosu belirleyecektir. Atatürk Devrimleri ve İnkılâp Tarihi dersleri üniversitelerimizde uzaktan eğitim ile okutulmaktadır. 15 Temmuz kalkışması ile kapatılan FETÖ terör örgütüne ait üniversitelerden devlet üniversitelerine geçirilen öğrencilerimizin sorunları devam etmektedir. ÖSYM iki yıldır KPSS sonuç kitaplarını yayımlamamıştır.

İktidar, üniversite sayısındaki artış ile övünmektedir. Oysaki sayısal artışlar, eğitim kalitesinin arttığı anlamını taşımaz. “Dünya Ekonomik Forumu 2017” raporuna göre Türkiye 137 ülke arasında sağlık ve ilköğretimde 84., üniversite ve işbaşında eğitimde 48. Sırada gelmektedir. “Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği 2017” raporunda ise kadınlarımız sağlığa ve eğitime erişim, siyasete ve istihdama katılım açısından 144 ülke arasında 131. sıradadır.

2017 yılında, temel eğitimde Atatürk ve Cumhuriyet değerlerinin yok sayıldığı müfredat uygulamaya konulmuş, sınav yöntemleri değiştirilmiş, okullarımızda adrese dayalı sistem gerekçesiyle imam-hatipleştirilme dayatılmıştır. Dersliklerde zorunlu namaz kıldırılması, laboratuar ve kütüphaneler yokken mescitlerin yaptırılması, yurtlarda tecavüzlere uğrayan çocuklarımız, yemeklerden zehirlenmeler, vakıflarla protokol imzalanarak eğitimi bilimden, çağdaşlıktan, kamusal yaklaşımdan uzaklaştıran, özelleştiren çok sayıda uygulama mevcuttur.

Sayın Basın Mensupları,

2017 Yükseköğretim ve temel eğitimde karanlık bir yıl oldu. KHK’lerle geleceğimizi bilinmeyen yolculuklara sürükleyenler, tarihin sayfalarında yerini alacaktır. Bizler bugüne kadar Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder ATATÜRK’ün gösterdiği yoldan yürüdük. Bundan sonra da daima O’nun yolunda, bilimin ışığında yürümekte kararlıyız. Çağdaşlık ve bilimsellikten uzak, ranta dayalı, gayrı millî, bölücü uygulamalara karşı mücadelemize devam edeceğiz.

2018 yılında ülkemize, milletimize aydınlık günler dilerken, YÖK ve MEB’den çocuklarımızın, gençlerimizin ve ülkemizin geleceği için çağdaş, bilimsel, laik ve milli eğitim talebimizi yineliyor, toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı uygulamalara son verilmesini istiyoruz. “Temel Eğitimde Öğretim Birliği Yasası”nın uygulanmasını talep ediyoruz.

Öğretim elemanlarına, öğretmenlere, eğitim yöneticilerine, gençlere ve öğrencilere uygar, güçlü, barış ve kardeşliğin hüküm sürdüğü, aydınlık bir Türkiye adına mücadele için elbirliği çağrısı yapıyoruz.

Saygılarımızla.

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi

TÜMÖD-İstanbul Şubesi

Atatürkçü Düşünce Derneği Maltepe - İstanbul Şubesi

Eğitim-İş İstanbul 4 No’lu Şube

İstanbul Dayanışma Platformu

İstanbul Eğitimciler Derneği

İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği

Memleket Sevdalıları Derneği

Onuncu Köy Derneği

Ulusal Eğitim Derneği

Ulusal Strateji Merkezi İstanbul Platformu

Tüm Öğretim Elemanları Derneği İstanbul Şubesi

Türkiye Gençlik Birliği

Türkiye Liseliler Birliği

 

YAZDIR
Yükleniyor...