Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 05.12.2017 09:24
  • Haber Giriş : 06.12.2017 13:04
  • Etkinlik : 01.12.2017

İstanbul Kent Sempozyumu IV

Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliğince (TMMOB) düzenlenen ‘İstanbul Kent Sempozyumu’nun dördüncüsü 1-3 Aralık 2017 tarihlerinde İstanbul’da Harbiye Askeri Müzesi Kültür Sitesinde yapıldı.

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı Mücella Yapıcı’nın açılış konuşmasıyla başlayan Sempozyumun ilk oturumunda ‘kent ve Adalet’ konusu ele alındı.

Sempozyumda üç gün boyunca düzenlenen oturumlarda, meslek örgütlerinin perspektifinden kent ve adalet, kent politikalarının mekânsal ve toplumsal etkileri, göç mekânları ve kent yurttaşlığı, kentsel yaşamda adalet, İstanbul’da doğal yapının dönüşümü, kentsel ve iklimsel dönüşüm gibi konular ele alınarak irdelendi.

Sempozyumun ilk gün ikinci oturumda İstanbul Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Alev Seher Tuna da ‘Hukuk, Yargı ve Adalet’ konulu bir sunum gerçekleştirdi.

Hukuk, yargı ve adaletin birbirinden ayrılamayacak üç kavram olduğuna dikkat çeken Tuna, hukukun asıl amacının adaleti sağlamak olduğunu bildirdi. Konuşmasında hukuk devleti, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve anayasal hakları özetle anlatan Alev Seher Tuna, daha sonra sosyal devlet, kent hukuku ve kentli hakları üzerine yoğunlaştı. 

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirgesinin kentli haklarına kaynak oluşturduğunu, kentli haklarıyla ilgili geliştirilmiş en önemli metnin ‘Avrupa Kentli Hakları Deklarasyonu´olduğunun altını çizen Tuna, bu hakları şöyle sıraladı: Güvenlik, kirletilmemiş sağlıklı bir çevre, istihdam, konut, dolaşım, sağlık, spor ve dinlence, kültürler arası kaynaşma, kaliteli bir mimari ve fiziksel çevre, işlevlerin uyumu, katılım, ekonomik kalkınma, sürdürülebilir kalkınma, mal ve hizmetler, doğal zenginlikler ve kaynaklar, kişisel bütünlük, belediyeler arası işbirliği, finansal yapı ve mekanizmalar, eşitlik.

Kentlerimizin yaşanabilir mekânlar olması için yukarıda sayılan 20 maddelik kentli haklarını karşılaması gerektiğini vurgulayan Alev Seher Tuna, bunun da ancak kentlerimizin doğru yönetilmesi ile mümkün olabileceğini bildirdi. Tuna, yerel yönetimler ve yerel halka yönelik insan hakları ihlallerine karşı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru hakkı tanındığını, güvenlik olmadan özgürlük ve özgürlük olmadan da barışın olmayacağının ortaya çıktığını sözlerine ekledi.

 

YAZDIR
Yükleniyor...