Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 04.12.2017 08:31
  • Haber Giriş : 05.12.2017 09:27
  • Etkinlik : 24.11.2017

Kadına Yönelik Şiddeti Önlemede Erkek Farkındalığı Şart

İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın Hakları Merkezi Koordinatörü Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, kadına yönelik şiddetin önlenmesinde erkek farkındalığının şart olduğunu, bunun için de erken yaşlarda çocukların eğitilmesi gerektiğini vurguladı.

Tuskan, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslar arası Mücadele Günü nedeniyle 24 Kasım 2017 Cuma günü saat 20.00’da Bloomberg Televizyonunda yayınlanan Doğa Rutkay’ın yönettiği HERŞEY BU MASADA adlı programa katıldı. Programda Uzman Psikolog Yasemin Meriç Kazdal da yer aldı.

Toplumsal, hukuksal ve kamusal alanda meydana gelen ekonomik, cinsel, fiziksel, psikolojik baskılardan dolayı insanın acı çekmesine yönelik hareketlerin şiddet kapsamında değerlendirildiğini belirten Aydeniz Tuskan, önceleri daha çok fiziksel hareketlerin şiddet kapsamında olduğunu, ancak 1992 yılında şiddetin önlenmesine dair uluslar arası bir bildirgenin kabul edilmesiyle şiddetin ekonomik, psikolojik ve cinsel boyutuyla da tartışılmaya başlandığını bildirdi.

Ülkemizde psikolojik baskının küçümsenmeyecek boyutta olduğuna dikkat çeken Tuskan,  “Özellikle aile içinde fiziksel anlamda güçlü olan erkeğin kadına psikolojik şiddet uygulaması, kadınların da bu şiddeti çocuklarına uygulaması çok yaygındır. Bu tür muamelelerle karşı karşıya gelenler genelde şiddet mağdurları oluyorlar” dedi.

Uluslar arası sözleşmelerde ve yasalarımızda kadını koruyan hükümler bulunmasına rağmen uygulamadaki sorunlar nedeniyle kazanılmış haklarda bir geriye gidişin de söz konusu olduğunu hatırlatan Aydeniz Tuskan özetle şöyle dedi: “Bu gidişe dur demezsek, yeni bir anlayış geliştirmezsek, sorunların altından kalkmamız imkânsız hale gelebilir. Örneğin erkek farkındalığı çok önemli. Yıllarca kadın haklarını savunduk, ama belli bir yere gelemedik, çünkü erkekleri eğitemedik. ‘Erkek kadını döver de sever de’ anlayışından hızla uzaklaşmamız gerekiyor. Bu noktada kadınların da birbirleriyle dayanışma yapmaları büyük önemi var”.

Türkiye’nin de altına imza attığı Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyince kabul edilmiş uluslar arası sözleşmeler ve bu sözleşmelere uygun olarak kabul edilmiş kanunlarımızın bulunduğunu belirten Tuskan, aslında mevzuat açısından bir sıkıntının bulunmadığını,  sorunun uygulamadan kaynaklandığını, Kadına yönelik şiddetten bir dava önüne geldiği zaman hâkimlerimizin uluslar arası sözleşmelere uygun kararlar vermeleri gerektiğinin altını çizdi.

Aydeniz Tuskan konuşmasının kalan bölümünde koruyucu ve önleyici tedbirler konusunu ele aldı ve uygulamadan örnekler sundu.

Programda konuşan Uzman Psikolog Yasemin Meriç Kazdal, şiddetin tanımını yaptı, şiddet mağduru kadınların tepki vermeyip, genelde sineye çekmeleri ve şikâyetçi olmamalarının altında yatan nedenleri anlattı. Kazdal, “Toplumsal algıyı değiştirmek gerekiyor, bunun için de çok erken yaşlarda çocuklarımıza eğitim vermek zorundayız” dedi.

 

YAZDIR
Yükleniyor...