Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 31.07.2017 11:43
  • Haber Giriş : 09.08.2017 09:55
  • Etkinlik : 22.07.2017

Tarihde Haksız Yargılamaların Gölgesinde ‘ Savunmanın Savunulması’

İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Tarafından ‘tarihte haksız yargılamaların gölgesinde: ‘savunmanın savunulması’ konulu forum 22 Temmuz 2017 Cumartesi günü saat 13.30’da Baro Bahçede yapıldı.

Sacco&Vanzetti  yargılaması ana temalı toplantıda, konuşmacılar, tarihte yaşanmış Sokrates  Davası ( M.Ö 400 ), Jeanne d’Ark  Davası (1429 ), Galileo Davası (1633),  Boston Massacre Davası (1770 ),  Dreyfus Davası ( 1894 ), Rosenberg Davası ( 1951), Nelson Mandela Davası (1963) ve  Mississippi Davası (1967) gibi ünlü davalar da ele alınarak yapılan hukuk mücadeleleri anlatıldı.

İstanbul Barosu Diş İlişkiler Merkezi Koordinatörü Ece Basmacı Karalar’ın sunumunu gerçekleştirdiği forumun açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, tarih boyunca savunmanın savunulmasının ciddi bir sorun olduğunu söyledi.

Demokratik ülkelerde, kendisine hukuk devleti diyen ülkelerde yargının daima cumhuriyetin onuru olabildiğini hatırlatan Durakoğlu, “Biz henüz bunu başaramadık. O noktada bulunmayışımızın en temel nedenlerinden birisi savunmaya uluslararası hukukun verdiği değeri yeterince kendi iç hukukumuza yansıtamamış olmamızdan kaynaklanıyor” dedi.

Durakoğlu, biraz geriye dönüp bakıldığında, özellikle savunmanın yargılama içersindeki yerine ilişkin çok ciddi değerlendirme hatalarının yapıldığını, üstelik bu hataların yargının avukat dışında kalan süjeleri tarafından yapılmış olunduğuna tanık olunduğunu bildirdi.

Bu gelişmeler üzerinde siyasetin etkisini örneklerle değerlendiren Mehmet Durakoğlu şunları söyledi: “Biz galiba hakimler ve savcıları avukatın konumunu belirleme noktasında ortak bir değerlendirmeye getiremedik. Bütün bunların ötesinde tarafsız ve bağımsız bir yargıyı sağlayamadığımız için olsa gerek aynı nedenlerle siyaset stratejisinin parçası olmaya dönüşen yargı, kendi içersinde savunmayı dinlemez konuma gelmeye başladı. Siyaset yargının içine girdikçe ister istemez savunmanın etkinliği müthiş şekilde azılmaktadır. Sonuç olarak Türkiye, bugün yargısı bağımsız olmayan, bağımsız olamadığı gibi tarafsız da olmayan bir ülke konumuna geldi. Türkiye’nin hukuk devleti olma niteliğine kavuşamamasının nedenleri arasında savunmanın yargı içinde etkin olamamasını görmek gerekir”.

Bu gidişatın ülkenin geleceği açısından onulmaz sorunlar yaratabileceğine dikkat çeken Durakoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Yargıyı siyaset stratejilerinin parçası olmaktan kurtarmak zorundayız, buna bu gözle bakılmasını sağlamak zorundayız. Siyasal konjonktür yargıyı ilgilendiren bir olgu değildir, olmamalıdır. Siyaset projeleri yargı üzerinden saygın kılınamaz. Aksi halde yargı saygınlığını yitirir, adalete güven de ortadan kalkmış olur”.

Başkan Durakoğlu’nun konuşmasından sonra foruma geçildi.

İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Başkanı Av. A.Metin Uracin, forumun uygulama yöntemi hakkında bilgi verdi. Forumda söz alacak konuşmacıların Sacco&Vanzetti yargılamasını temel alarak benzer davalarla ilgili açıklamalar yapacaklarını bildirdi. Uracin konuşmalardan sonra forumun interaktif biçimde sürdürüleceğini anlattı.

Uracin’in konuşmasından sonra foruma geçildi.

Forumda, İstanbul Barosu Meclisi Önceki Dönem Başkan Yardımcısı Av. Nizar Özkaya, Av. Bahri Bayram Belen, İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Üyesi Av. İlyas Çeliktaş, İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Üyesi Av. Fatma Betül Özdemir, İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Üyesi Stj. Av. Kenan Yılmaz, İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Üyesi Stj. Av. Umay İrem Uçak, Av. Hasan Batuhan Balkani konuşmacı olarak yer aldı.

İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Başkanı ve  TBB Delegesi Av. A. Metin Uracin tarafından başkanlığı yapılan toplantıda İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Üyesi Av. İlyas Çeliktaş Sacco & Vanzetti yargılamasını, Av. Hasan Batuhan Balkani  Giordano Buruno    1548 Davasını, İstanbul Barosu Meclisi E. Başkan Yardımcısı, TBB Delegesi Av. Nizar Özkaya Deniz Gezmiş ve Arkadaşları Yargılamasını, İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Üyesi Av. Fatma Betül Özdemir ve Stj. Av. Fatma Felek birlikte Nelson Mandela yargılamasını, İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Üyeleri Av. Mehmet Uğur Öncel, Uğur Özer, Av. Nurdan Peksak birlikte Dreyfus Davasını 1894, İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Üyesi Stj. Av. Kenan Yılmaz Mississippi Burning Yargılamasını, İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Üyesi Stj. Av. Umay İrem Uçak Sokrates Davası konulu konuşmalar yaptılar.

İstanbul Barosu Av. Bahri Bayram Belen tarafından yapılan değerlendirme konuşmasının ardından toplantının Davalar /Trials ‘ Sözü Olan Herkes’ bölümünde Av. Nurhayat Özcan, Av. Mehmet Uğur Öncel, Uğur Özer, Av. Nurdan Peksak, Stj. Av. Çetin Giray Aybek, Furkan Çalışkan, Sama Aslanova, Av. Hakan Has, Stj. Av. Baran Can Kaya, Stj. Av. Çoşkun Altuntaş, Elif Nur Güngürmez, İrem Yıldızhan, Stj. Av. Yavuz Selim Aycan, Enes Şimsek, Sokrates  Davası M.Ö   400, Jeanne d’Ark  Trial 1429,   Trial of Galileo 1633,  Amisstad Trial 1840, Rosenberg Trial  1951,  Dreyfus Davası 1894, Boston Massacre Trials  1770,   The Chicago Eight Trial    1969 yaptıklatı konuşmalarla tebliğler sundular.

Forum konuşmalardan sonra interaktif biçimde devam etti.

İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Hasan Kılıç son konuşmacı olarak toplantıyla ilgili bir değerlendirme yaptı.

Hasan Kılıç, tarih sayfaları açıldığında hemen herkesin güçlünün yanında yer aldığı sırada bir avukatın çıkıp haksızlıklara karşı mücadelenin bayrağını taşıdığını söyledi. Bunun örneklerine Türkiye’de de rastlandığını belirten Kılıç, “Orhan Apaydınlar, Halit Çelenkler bunun örneklerini vermişlerdir. Bugünkü etkinlikten de çıkaracağımız sonuç budur” dedi.

İstanbul Barosunun tarihi boyunca olduğu gibi çok yakın bir geçmişte adaletsizliğe karşı bir dik duruş sergilediğini, bunun içinde yer almaktan onur duyduğunu hatırlatan Kılıç, “Biz avukatlar korkmadan, cesur bir şekilde haksızlığa, hukuksuzluğa karşı direnirsek, bu ülkede pek çok şey değişecektir. Bugünün tarihini de geçmişteki gibi yazacak olanlar, avukatlardır, hukukçulardır” diyerek sözlerini tamamladı.

Toplantıda Av. Haydar Aksoy, Av. Sabriye Dursun, Av. Meral Özkaya, İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Üyesi Av. Murat Ruben, Av. Melendiz Dalyan, İstanbul Barosu AB Komisyonu Eş Başkanı Av. Cem Murat Sofuğlu, İstanbul Barosu AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Av. Sevgi Çetin, Bağlarbaşı Spor Kulübü YK Üyesi Saltuk Koca çok sayıda katılımcı soru – cevap bölümüne katıldı.

 

YAZDIR
Yükleniyor...