Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 28.12.2016 11:50
  • Haber Giriş : 20.12.2016 12:07
  • Etkinlik : 20.12.2016

Önümüzdeki Altı Ay Çok Önemlidir

İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, 17 Aralık 2016 Cumartesi günü saat 14.30’da Okmeydanı’ndaki Nazım Hikmet Kültür Merkezinde, Cumhuriyet Kadınları Derneği Avcılar, Beşiktaş, Fatih ve Şişli şubelerinin ortaklaşa düzenledikleri toplantıda konuştu.

Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi konulu toplantıyı Derneğini Genel Sekreteri Şen Yazgan yönetti.

Konuşmasında önümüzdeki beş-altı ayın çok önemli olduğunu, bu ülkenin siyasal yaşamında temel bir dönüşüm noktası olabileceğini vurgulayan Durakoğlu, referandumun yapılacağı tarihe kadar cumhuriyet güçlerinin, Atatürk güçlerinin, demokrasi güçlerinin yapacağı mücadelenin son derece önemli olduğunu söyledi.

Bir ülkenin temel yasası olan Anayasa değişikliğinin oldubittiye getirilemeyeceğini, bu değişikliklerin toplumun her kesiminde, özellikle Üniversiteler, barolar ve sivil toplum örgütleriyle birlikte tartışılması gerektiğini belirten Durakoğlu, “Üniversitenin tartışmaya giremediği bir anayasa değişikliği olabilir mi?  Dünyanın en büyük barosuyuz ve ben onu temsil ediyorum. Bize hiçbir şey sorulmadı” dedi.

Getirilmek istenen sistemin kuvvetler ayrılığı ilkesini hedef aldığını, Anayasa değişikliği teklifinde kuvvetler ayrılığının asla gözetilmediğinin altını çizen Mehmet Durakoğlu, bir başkanlık sisteminde ve parlamenter sistemde olması gereken, bir demokratik sistemde olması gereken kuvvetler ayrılığının hiçbir biçimde gözetilmediğine tanık olunduğunu bildirdi.

Durakoğlu şöyle konuştu: “Getirilmek istenen demokratik bir sistem değildir. Demokratik bir sistemi ihtiva etmiyor olması nedeniyle de dünyada örneklerini gördüğümüz başkanlık sistemlerine ilişkin demokratik algıların değil, kötü örneklerini gördüğümüz, başta bazı Türki cumhuriyetlerde ve Latin Amerika’da gördüğümüz bir noktaya evrilmesi, bir otokrat rejimin başlangıcı olabilecek bir noktaya gelmesi kaçınılmaz olacaktır” dedi.
 

YAZDIR
Yükleniyor...