Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 22.02.2016 17:03
  • Haber Giriş : 11.02.2016 11:55
  • Etkinlik : 09.02.2016

Güneydoğu’Da Fiili Bir Kalkışma Var

İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal, 9 Şubat 2016 Salı günü saat 21.30’da Kanal B Televizyonunda yayınlanan Gündem Özel programında Güneydoğu Anadolu’da yaşananlar ve yeni anayasa çalışmaları konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’de son yıllarda yaşananları anlayabilmek için yenidünya düzenini, emperyalizmi ve emperyalizmin ulaştığı son aşama olan finans kapitali, dünyayı kimin ve kimlerin yönettiğini anlamak gerektiğini belirten Kocasakal, “Bunların arasındaki bağlantıları kurmadan sorunları çözmek mümkün değildir” dedi. Emperyalizmin bir gerçek olduğunun altını çizen Kocasakal, emperyalizme karşı tek direnç gösteren unsurun ulus devlet olduğunu, bu nedenle ulus devlete karşı çakıldığını, çünkü ulus devletin her türlü etnik, mezhepsel, dinsel kimlik ve farklılıklarda ortak bir aidiyet duygusu yarattığını söyledi.

Güneydoğu olaylarıyla emperyalizmin bağlantısı konusunda çeşitli argümanlar üzerinde duran Ümit  Kocasakal, Güneydoğu Anadolu’da terörle mücadele değil, fiili bir kalkışmanın bulunduğuna dikkat çekti.

Güneydoğu’da yaşananları savaş olarak nitelemenin de yanlış olduğuna vurgu yapan Kocasakal şunları söyledi: “Savaş, çatışma ya da barış iki güç arasında olur. Güneydoğu’da savaştan bahsettiğinizde terör örgütünü meşrulaştırıyor, devletle onu aynı düzeye getiriyorsunuz, öte yandan da ona bir güç vehmediyorsunuz. Buna savaş demekle gelecekte olası bir takım uluslararası mekanizmaları harekete geçirecek şekilde savaş suçları konseptinin alt yapısını oluşturuyorsunuz. Güneydoğuda yapılan savaş falan değil terörle mücadeledir, egemen bir devletin kaçınılmaz olarak yapması gereken şeydir. Devlet terör örgütünün propagandaları karşısında kendi meşruiyeti bakımından da terör örgütü gibi davranamaz. Mücadeleyi hukuk içersinde yapması gerekir. Türkiye’nin geldiği nokta çok önemlidir ve bölünme tehlikesi ile karşı karşıyadır”.

Yeni anayasa yapımının halkın bir talebi olmadığını belirten Kocasakal, huzur, güven, kardeşlik, ekonomik gelişme, hak ve özgürlüklerini kullanabilme sorunları olan halkın gündeminde böyle bir talep bulunmadığını bildirdi.  Kocasakal, anayasanın bir devletin kuruluş bildirgesi, çatısı olduğunu, sorunları çözecek sihirli bir değnek olmadığını kaydetti ve yeni anayasanın Büyük Ortadoğu Projesinin senarist ve uygulayıcılarının, emperyalizmin, etnikçi kalkışma ve yapıların talebi olduğunun altını çizdi.  

Ümit Kocasakal, konuşmasında yeni anayasa yapımı ile anayasa değişikliği arasındaki farkları ortaya koydu ve TBMM’de kurulan komisyonunun anayasa dışı olduğunu anlattı.

YAZDIR
Yükleniyor...