Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 26.02.2015 15:57
  • Haber Giriş : 20.02.2015 12:48
  • Etkinlik : 17.02.2015

Devletin Ciddi Ve Güvenilir Bir Kadın Politikası Yok

İstanbul Barosu Kadın ve Çocuk Haklarından sorumlu Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, 17 Şubat 2015 Salı günü saat 13.30’da ULUSAL KANAL’da yayınlanan ANA HABER Bülteninde, devletin ciddi ve güvenilir bir kadın politikası olmadığını söyledi.

Kadını koruyan yasaların bulunmasına rağmen, alt yapısı bulunmadığı ve kurumlar arasında koordinasyon kurulamadığı için yasaların tam uygulanamadığını belirten Tuskan, Medeni Kanunun kabul edilişinin 89. Yılını kutladığımız bir günde yasalara ve anayasanın üstünde olan ve altına devletin imza attığı uluslararası sözleşmelere rağmen kadınların haklarının ellerinden yavaş yavaş alındığını bildirdi. Bu nedenle kadınların gereği gibi korunamadığını ve şiddete uğradığını ve canlarını kaybettiğini savunan Tuskan, kadına şiddet uygulayanların ortalıkta serbestçe dolaştıklarını, yargılananların ise tahrik ve iyi hal indirimlerinden yararlandırılıp küçük cezalarla ve afla kurtarıldıklarını anlattı.

Kadından sorumlu Eski Devlet Bakanı Av. Önay Alpago ise, “Kadın olarak bugün haklarımız da canlarımız da tehdit altında” dedi. Yaşananların kadın cinayeti ve kadın şiddetinin ötesinde kadına yönelik bir terör halini aldığını belirten Alpago şunları söyledi: “Son 10 yılda 7 bin kadın öldürüldü. Bu kadar büyük kayıp ancak büyük afetlerde ya da savaşlarda verilir. Biz de galiba kadınlara karşı açılan savaşın ölüm sahnesine kadın fotoğrafları yapıştırıyoruz. Şiddetin pek çok boyutu var, ama özellikle kadına yönelik şiddetin öncelikle, ülke yöneticilerinin şiddet dilinden, nefret dilinden, sertliğinden ve kadını aşağılayan söylemlerinden kaynaklandığına inanıyorum. Bu zihniyet ve söylem değişmedikçe, kardeşlik sözü yerine kardeşlik hukuku getirilmedikçe ve gerçekten yargıda hesap sorulmadıkça ne yazık ki bu cinayetleri önlemek son derece zor görünüyor”.

YAZDIR
Yükleniyor...